SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Fransız Mutfağı: 2016 Model Lig 1

Ligue 1’de 11. haftaya Monaco’nun PSG karşısındaki müthiş geri dönüşü damga vurdu. Saygın Elgün, haftanın öne çıkanlarını yazdı.

Fransız Mutfağı: 2016 Model Lig 1

Başlangıç

11. haftanın başlangıcını Rennes-Bordeaux maçıyla yaptık. Ama sadece biz yaptık. Rennes değil... Sezona çok iyi futbol oynayarak ve çok iyi sonuçlar alarak giren Rennes, Şampiyonlar Ligi fikstürü devreye girince tadını tuzunu kaybetti. Bordeaux maçına Bourigeaud-Camavinga-Terrier orta sahasıyla başlayan Julien Stephan’ın takımı, rakip bekle stoper arasına orta saha oyuncularını sızdırabildiği nadir anlarda etkili görünse de; rakibini açmakta çok zorlandı. Konuk ekibin istediği gibi düşük tempoda giden maçta Ben Arfa’nın attığı nefis gol, Rennes adına maçı tamamen kilitledi. İkinci yarıda rakibini ceza sahasına kapatsa da; duran toplar ve kenar ortaları hariç pozisyona girmekte çok zorlanan Rennes, son dört maçta üçüncü yenilgisini aldı. Öne geçtikten sonra kontra atak yapmaya bile tenezzül etmeyen Bordeaux ise; Rennes’i 2016’dan sonra ilk kez mağlup etti.

Football: Rennes slump to Bordeaux defeat ahead of Chelsea clash - CNA

 

Ara Sıcaklar

Claude Puel’in çaresizliği devam ediyor. Genç St.Etienne takımıyla müthiş bir başlangıç yaptığı sezonda mağlubiyet serisini bir türlü sonlandıramayan deneyimli teknik adamın bu seferki durağı Brest deplasmanıydı. Vitrine koyduğu yeni isim ise 2003 doğumlu Douath oldu. Maça da arzulu başlamalarına rağmen Honorat’ın olağanüstü golü, bu arzuyu çabuk sonlandırdı. Düşük tempoda giden maçta peş peşe gelen duran top golleri akışı da değiştirdi. Maçı 2-1’e getiren St.Etienne’e oyun hakimiyetini alarak ve maçtaki en etkileyici periyodu oynayarak cevap veren Brest, beklerini oyuna çok iyi sokarak kimse ne olduğunu anlamadan maçı 4-1’e getirdi. Atılan tüm isabetli şutların gol olduğu maçın ikinci yarısında Puel’in takımı diş göstermeye çalışsa da maça giremedi ve üst üste yedinci mağlubiyetini aldı.

 

İnsan, kötü tercih yaptığını bazen aldığı kararın yıllar sonrasında anlayabiliyor. Bu pazar öğleden sonrası ise ben; 17:00 maçları arasında yaptığım Dijon-Lens maçını izleme tercihinin yanlış olduğunu 17:45’te Montpellier-Strasbourg maçının 3-3 olduğunu görünce anladım. Galibiyetsiz Dijon’la; çok iyi girdiği sezonda COVID-19 vakalarıyla ritmi bozulan Lens’i karşı karşıya getiren maçın ilk 20 dakikası sadece duran toplardan gol olabileceğini gösteriyordu.

Dijon - Lens : La boulette de Racioppi qui flingue les Dijonnais  Fakat Dijon kalecisi Racioppi, bu maçtan gol çıkmasının bir yolu daha olduğunu gösterdi. Kale sahasında yaptığı açıklanması imkansız hareketlerinin ardından da 2002 doğumlu Kalimuendo, cezayı kesti. Lens’in öne geçmesiyle Dijon’un nispeten istekli görüntüsü de son buldu. 66.dakikaya kadar neredeyse hiçbir şey olmayan maçta; Kakuta’yla Ganago’nun oyuna girmesi, Lens adına işleri kolaylaştırdı. 2.5 ay sonra sahalara dönen Ganago, kaldığı yerden devam edeceğinin sinyallerini vererek Dijon savunmasına ciddi rahatsızlık verdi. Maçı tek golle kazanan Lens, eksik iki maçını da kazanması halinde kendisini sıralamanın çok enteresan bir noktasında bulabilir.

 

Ana Yemek

Ana yemekte sezonun en lezzetli yemeği var. Monaco’yla PSG’yi karşı karşıya getiren cuma gecesi buluşması, Monaco’nun istediği senaryoda başladı. Kovac’ın atletizmi yüksek kadro tercihi, ev sahibinin merkezi iyi kapatmasını sağlasa da; kaliteyi durdurmak için güçlü organizasyon da yeterli olmadı. Di Maria’nın çok ince işçilikle atılmış pasını savunma arkasına sızarak asiste dönüştüren Mbappe, bir de penaltı golüyle PSG’yi maçta konforlu bir konuma getirdi. İkinci gole kadar çok da iyi oynamayan konuk ekip, devre sonunda inanılmaz fırsatlar bularak maçı koparma noktasına getirdi. İki golü ofsayta kurban giden PSG’de Moise Kean’in bir kafa vuruşu da direkten döndü. Monaco - PSG maç sonucu: 3 - 2

İkinci yarıya Fabregas’la giren Monaco, sezonun genelinde olduğu gibi yine topu daha rahat yönlendirmeye ve daha aklı başında hücum etmeye başladı. Kevin Volland’ın da derine gelmesiyle PSG merkezini delik deşik eden ev sahibi, vura kıra topu kaleye ittirerek beraberliği buldu. Maç 2-1’e geldikten sonra iyice oyundan düşen Rafinha-Danilo hattına müdahale etmek yerine Di Maria-Neymar değişikliği yapan Tuchel, yenilgiyi hazırlayan isim oldu. İkinci yarıda rakibini tamamen paralize eden Monaco, maçın kaderini değiştiren Fabregas’ın penaltı golüyle üst üste üçüncü galibiyetini alırken; PSG’yi 2016 yılından sonra ilk kez yendi.

 

Tatlı

Nantes’la Metz’i karşı karşıya getiren pazar buluşması, ağzımızda çok hoş bir tat bıraktı. İlk 10 dakikasında iki takımın birbirini tarttığı maç, bu dakikadan itibaren Nantes kontrolüne geçti. Yetenekli hücum grubuyla Metz’i merkezden çok iyi delen ev sahibi, birbiri ardına yakaladığı pozisyonların sonunda golü, Corchia’nın özel çabasını asiste dönüştüren Kolo’nun nefis vuruşuyla buldu. Bu golden sonra da üstünlük konuk ekibe geçti. Her iki bekini çizgiye atarak oyunu çok iyi genişleten Metz, pozisyona girmekte zorlansa da iki kanadı da çok iyi kullandı. Devre sonunda kazandığı penaltıyla skoru da eşitleyen konuk ekip, ipleri eline aldı. İkinci yarıda da temposu kesilmeyen maç, bu kez her iki tarafa da gidip geldi. Tıpkı ilk yarıda olduğu Nantes merkezi; Metz de kenarları çok iyi kullanarak bolca pozisyon üretti. Ancak her iki takım da bitiricilik departmanında sınıfta kalınca maçtan galip çıkmadı. Sezona ilk üç maçını kaybederek giren Metz, yenilmezlik serisini sekiz maça çıkardı.

 

Haftanın Takımı: Monaco

Haftanın Futbolcusu: Kevin Volland(Monaco-PSG)

Haftanın Golü: Franck Honorat(Brest-St.Etienne)

Şefin Tavsiyesi: St.Etienne-Lille (29 Kasım Pazar 23:00)

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya